Sizi Arayalım

Blog

Cilt Neden Kurur? Kuru Cilde Ne İyi Gelir?

Cilt kuruluğu neden olur ve kuru cilde ne iyi gelir sorularını zaman zaman hepimiz merak ediyoruz. Bu vesileyle biz sorduk, Estetik ve Kozmetik Dermatoloji Uzmanı Dr. Yusuf Topal anlattı. İşte Dr. Topal'ın paylaştığı bilgiler: Sağlıklı bir cilt yapısı için olmazsa olmaz en önemli faktör nem dengesidir. Eğer cildiniz sağlıklı bir nem dengesine sahip ise de daha pürüzsüz ve parlak gözükecektir. Doğduğumuz andan itibaren, cildimizin ana elementlerinden olan ve cildimizin nem dengesinden sorumlu olan yapı taşımız ise Hyalüronik asittir. Cildimizde farklı hücreler tarafından üretilip hücreler arasına sekrete edilen Hyalüronik asit, ağırlığının 1000 katına kadar su tutma özelliğine sahip. Yani cilt kalitesini belirleyen en önemli faktör, her zaman için Hyaluronik asit. Cilt kuruluğu neden olur? Topal bu soruyu şöyle yanıtlıyor: Genetik faktörlere bağlı yaşlanma sürecinde 30’lu yaşlardan sonra cildimizin nem dengesinde azalma başlar. Yaş aldıkça cildimizin su tutma özelliği de azalır. Peki, sağlıklı bir nem dengesi neden önemlidir? Özellikle cildimizin su tutma kapasitesinin yüksek olması daha parlak ve canlı bir yüz görünümü sağlarken, zarar verici dış etkenlere karşı (güneş, soğuk hava, makyaj, parfüm vb. kimyasallar) bariyer özelliği sağlar. Tabi ki doğuştan yapısal olarak kuru cilt yapısına sahip kişiler de vardır. Özellikle bu kişilere önerim küçük yaşlardan itibaren düzenli bir şekilde yüz ve vücut nemlendiricileri kullanmalarıdır. Zaman geçtikte de ortaya çıkabilen kuru cilt probleminde en önemli dikkat çekici durum cildimizin bariyer özelliğinin bozulmasına bağlı olarak tahrişe, yıpranmaya ve daha çabuk yaşlanmaya maruz kalmasıdır. Kuru cilde ne iyi gelir? Cilt kuruluğu olan kişiler öncelikle günlük yaşamlarında kuruluğu artırabilecek alışkanlıkları terk etmelidir. Çok sıcak su ile duş almamaları, 3 günde bir duş almaları, mutlaka duş sonrası tüm vücutlarını nemlendirmelerini gerekir. Dış etkenlere daha sık maruz kalan yüz boyun ve dekolte bölgesi ile ellerimize, günlük nemlendiriciler kullanmak bir rutin haline gelmelidir. Genetik yapısal cilt kuruluğu haricinde zaman içerisinde de cildimizde kuruluk ortaya çıkabilir. Bu duruma en sık sebep ise A vitamini içeren sivilce tedavisi için kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar sivilceleri kurutarak etki ederken maalesef cildinizin genel nem dengesini de bozarak uzun dönemde kalıcı kuruluğa sebep olabilmektedir. Aynı zamanda tiroid bezinin az çalıştığı hipotiroidi durumlarında da tüm ciltte kuruluk meydana gelir. Eğer son zamanlarda anormal derecede cilt kuruluğunuz var ise mutlaka bir dermatoloji doktoruna muayene olmanız gerekir. Cilt kuruluğu nasıl tedavi edilir? Cilt kuruluğu ile uzun dönemde mücadele etmek için en önemli yardımcınız geceleri yatmadan önce temiz cilde hyalüronik asit içeren serumlar kullanmaktır. Eğer cilt kuruluğunuz için düzenli nemlendiriciler kullanmak yeterli gelmez ise; nem mezoterapileri uygulatmanızı öneririm. Bu uygulamaları mutlaka alanında uzman bir estetik dermatoloji doktoruna yaptırmanız işlemlerden başarılı sonuçlar almanız için önemlidir. Özellikle 30’lu yaşlardan sonra artmış cilt kuruluğu olan kişiler, cilt bariyerlerini tekrar kuvvetlendirmek ve cildin yaşlanma sürecini yavaşlatmak için düzenli olarak hyalüronik asit içeren nem mezoterapilerini ciltlerine düzenli aralıklarla yaptırırlarsa, uzun vadede ciltlerinin nem dengesini tekrar sağlamayı başarabilirler. Uzm. Dr. Yusuf Topal

Dinamik Yüz Dolgu Uygulaması ve Bütünsel Yüz Yaklaşımı Nedir?

Estetik dermatoloji alanında tüm dünyada yapılan en sık uygulama dolgu uygulamalarıdır. Her geçen yıl bir önceki yıllara göre uygulama sıklığı daha da artmaktadır. Dolgu uygulamalarının bu kadar tercih ediliyor olması da sektörümüzde çok farklı yaklaşımları beraberinde getirmektedir. Dolgu uygulamaları denildiği zaman, özellikle dönemsel trendler doğrultusunda, gelişen, değişen yeri gelince isim değiştiren tekil bölge çalışmaları insanların karşısına sunulmaktadır. Örnek veriyorum sadece nazolabial dolgu yaptırdığı zaman aynadaki görüntüsünün anında değişeceğine inandırılan bir hastadan yüzündeki elastikiyet kaybından dolayı aşağıya sarkmakta olan cilt yapısını toparlatmak için elmacık dolgusunun tek başına yeterli olacağına inanan bir diğer hastaya... Eğer ki tekil bölge çalışmasında herhangi bir olumsuz durumu olmayan yani dudak dolgusu, burun dolgusu gibi bir işlem yaptırmayacaksanız, yüz sarkmalarınızdan, elastikiyet kaybınızdan ve bozulmakta olan cilt kalitenizden memnun değilseniz tek bir bölgeye yapılan dolgu çalışmalarından kaçınmalısınız Dinamik Yüz Dolgu Uygulaması ile Bütünsel Yüz Yaklaşımı Nedir? Bütünsel Yüz Yaklaşımında amacımız tek bir bölgeye yüksek miktarda dolgu uygulaması yapıp volüme odaklı ve abartı bir şişkinlik ile sizleri uğurlamak değildir... Bütünsel Yüz Yaklaşımı’nda özellikle üzerinde durduğumuz üç önemli nokta vardır: • Birinci ilgilendiğimiz konu yüzünüzün hacim kaybı. • İkinci ve en önemli noktalardan birisi cilt kaliteniz ve cilt sağlığınız. Ve cilt kalitenizi artırmak için yapılacak kombine tedaviler.• Üçüncü ilgilendiğimiz konu ise abartıdan uzak, doğallığınızı bozmadan, mimiklerinizle uyumlu yüz anatominize yani size özel bir çalışma gerçekleştirerek yüzünüzün tekrardan pozisyonlamasını sağlamak. İlk olarak tekrar hacimlendirme; özellikle dinamik yüz akışını oluşturan şakak, elmacık, nazolabial, marionette ve çene alanlarına yapılmalıdır. Dinamik Yüz Dolgu uygulamasının ikinci aşaması cilt kalitesini ve sıkılığını artırmaktır. Genelde yaklaşım fraksiyonel karbondioksit lazer ve mezoterapi uygulamalarından oluşur. Son aşama tekrar pozisyonlama(repositioning) işlemleri olan ip askılama yöntemlerinden oluşur. Bu uygulamaların her hastaya göre uygulama şekli, uygulama aralığı, uygulama dozları değişmektedir ve burada kişiye özgün bir yol izlemeyi bilecek kadar hekimin tecrübe kazanmış olması çok önemlidir. Bütünsel Yüz Yaklaşımı Nasıl Yapılır? Bütünsel Yüz Yaklaşımı’nda bu üç önemli nokta özelinde, dinamik yüz akışınızı oluşturan, şakak, elmacık, nazolabial, çene ucu ve jawline bölgelerine Dinamik Yüz Dolgusu yapılmaktadır. Uygulanan işlemlerin önemli bir diğer özelliği ise tek seansta bitmemesidir. İşleme gelen hastaların 0. gün diye adlandırdığımız ilk işlem gününde çok detaylı bir ön muayeneden geçirerek, akıllarında en küçük bir soruyu dahi cevapsız bırakmadan ilk işlemlerine başlanılır. Hastalar ortalama 30-35 dakika süren ilk seans sonrasında, yapılan işlemlerin dinamik yüz akışı ile tamamen oturması için 15 günlük bir tanıma/tanışma sürecine bırakılır. Bu süreçte dolgu, cilt ile tanışma aşamasını geçirir. 15. günde hastalar tekrardan çağrılarak ikinci işlemlerini alırlar. Böylelikle cildin kendini toparlamasına ve dolguyu kabul ederek daha sağlıklı bir sonuç almasına yönelik verilen 15 günlük aranın ardından, çok daha sağlıklı ve başarılı sonuçlar elde edilen bir çalışma ortaya çıkar.

Geniş Gözenekler Nasıl Küçülür ve Kapanır?

Geniş gözenekler birçok insanın sorunu. Buna neden olan bazı etkenler var. Peki, geniş gözenekler nasıl küçülür? Geniş gözenekler için tedavi nasıl yapılır? Estetik ve Kozmetik Dermatoloji Uzmanı Dr. Yusuf Topal sıkılaşma yöntemi ile uzun vadede geniş gözeneklerin nasıl küçüleceğini anlattı. GÖZENEK NEDİR? Gözenek diye bahsedilen yüzümüzde özellik elmacık alanları ve burun derisinde alt deri tabakasında bulunan sebase yağ bezlerinin cilde açılan kanallarıdır. Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere hastalıklı bir durum değil, insanın normal, doğal yapısıdır. Cildimizin doğal yapısı olan gözenekler çoğu insanda tedavi gerektirmez. Gözeneklerde yapısal ve kalıcı bir değişiklik yapmak mümkün değildir. Kısa ve uzun vadeli çözümler ile gözenek görünümü azaltılabilir. Özellikle yağlı cilt yapısına sahip ve aşırı makyaj ile yaşamaya alışmış kişilerde geniş gözenekler bir problem olabilmektedir. Dikkat edin bir problem diyorum hastalık değildir. Bunu belirtmemin sebebi; kozmetik sektörü hastalıklı bir durum gibi konuya eğildiği için yıllardır yanlış bir algı yaratılmış olmasıdır. GENİŞ GÖZENEKLER NEDEN OLUR? * Gözeneklerde genişleme çok nadiren hastalıklarla ilişkilidir. Kısaca tiroid bezinin aşırı çalışması, elmacık alanında roza (gül hastalığı) ve yaygın sivilcesi olan kişilerde de gözeneklerde zaman içinde görülebileceğini not edeyim sizlere. Geniş gözeneklerin nedenleri arasında karşılaşılan en sık sebep genetik olarak yağlı bir cilt yapısına sahip olmak ve sık makyaj yapmaktır. Bu kişilerde zaman içerisinde daha geniş gözenekler oluşur. GENİŞ GÖZENEKLER NASIL KÜÇÜLÜR? Öncelikle günlük rutin bir bakımınız olmalı. Gece uyumadan önce cilt temizliğinizi cilt temizleme losyonları ile yapmalısınız. Makyaj ve benzeri ürünleri cildinizden uzaklaştırdıktan sonra mutlaka cildinizi toniklemenizi öneririm. Bu rutin cilt bakımınızı ihmal etmeyin. 2-3 ayda bir cildinizdeki gözeneklerinizin durumuna göre profesyonel medikal cilt bakımları da yaptırmanız gözeneklerinizin daha da genişlemesini azaltacaktır. Uzun vadede, genişleyen gözeneklerinizde küçültmek için ise; azaleik asit ve retinol krem kullanmak gözeneklerinizde daha uzun süreli küçülmelere sebep olacaktır. Bu tarz ilaç düzeyinde kremler kullanacaksanız bir dermatoloji uzmanından fikir almanızı mutlaka öneririm. Daha uzun vadeli olarak gözeneklerde küçülme sağlamak için Dünya’da en güvenilir sonuçları sunan uygulamalar ise Fraksiyonel Ablatif Lazer uygulamalarıdır. Fraksiyonel Ablatif lazer uygulamaları, özellikle yüzünüzdeki sebase yağ bezlerinde küçülme etkisi yaratır ve doğal olarak gözeneklerinizde küçülür. Uzun dönemde gözenek görünümünüzde ciddi küçülme sağlar ve cildinizin homojen görünümüne büyük katkı sunar.

Ciltte tahriş neden olur? Tahriş olmuş cilde ne iyi gelir?

Cildimizde oluşan tahrişin vücudumuzun dış çevre ile en sık temas eden bölgeleri olan ellerimizde ve yüzümüzde meydana geldiğini belirten Estetik ve Kozmetik Dermatoloji Uzmanı Dr. Yusuf Topal cilt tahrişine sebep olan birçok faktör olduğunu söyleyerek en sık karşılaşılan sebepleri de anlattı. Cilt tahrişi neden olur? Öncelikle ciltte tahriş neden olur? Dr. Topal cilt tahrişinin nedenleriyle ilgili şu maddeleri sıralıyor: Sık sık el ve yüz yıkamak, aşırı sıcak ve aşırı soğuk ortamlarda uzun süre bulunmak. Genetik olarak kuru ve hassas cilt yapısı. Kronik güneş hasarı. Ailesel genetik aktarım. Tiroid bezinin az çalışması Demir eksiliği ve vitamin eksikliği. Kronik hastalıkların etkisi. Cildimiz mucizevi bir organdır. En büyük görevi vücudumuzu dışarıdan gelebilecek hasarlara karşı korumaktır. Cildimiz sürekli bir kendini yenileme halindedir. Cildimizin üst tabakası (epidermis) ortalama 28-35 günde kendini yenilerken, alt tabakası (dermis) 4 ile 6 ayda kendini yeniler. Esasında bu kendini yenileme durumu sürekli devam eden bir olaydır. Çeşitli çevresel etkenlere, cilt yapımıza ve hastalıklara bağlı olarak cildimiz, zaman içerisinde daha kolay tahriş olmaya başlar. Genetik yaşlanma süreci de cildimizin kolay tahriş olmasında önemli bir etkendir. 30’lu yaşlardan sonra cildimiz her yıl %3 oranında cilt kalitesi ve bariyer özelliğinde genetik olarak kodlanmış bir kayıp yaşar. Özellikle düzensiz yaşam, aşırı alkol alımı ve bazı hastalıklar cildimizde ki bariyer özelliğinde oluşan zayıflamayı hızlandırdığını belirtmeliyim. Cildimizde ki tahrişi özellikle yüzümüzde ve ellerimizde yani dış etkenlere en çok maruz kalan bölgelerimizde daha sık görürüz. En sık dış etkenli sebep kronik güneş hasarına bağlı oksidan hasar ve cildimizde nem dengesinin bozulmasıdır. İleride cildinde hızlı bir tahriş ve yıpranma ile karşılaşmak istemeyen kişiler için en önemli önerim erken yaşlarda düzenli güneş koruyucu kremler ve nemlendirici krem kullanmalarıdır. Uzun vadede cilt yapısını korumak için 30’lu yaşlarda cilde uygulanan hyalüronik nem mezoterapisi ve kronik güneş hasarını azaltmak için yapılan vitamin mezoterapileri en büyük yardımcınız olacaktır.  Cilt tahrişine ne iyi gelir? Peki, cilt tahrişine karşı neler yapılabilir. Topal şu önerileri paylaşıyor: Genetik olarak açık tenli ve kuru bir cilt yapınız varsa çok sıcak su ile duş almaktan uzak durmalısınız. Duş esnasında keselenme ve duş jelleri ile sık yıkanma gibi huylarınızdan vazgeçmelisiniz. Sağlıklı bir cilt yapısı için 3 günde bir alınan duş yeterlidir. Sık ve sıcak su ile duş almak ciltteki yağ dengesini bozar ve çabuk tahriş olmasına sebep olur. Bazı kronik hastalıklarda maalesef cildimizin bariyer özelliğini zayıflatır ve çabuk tahriş olmasını sağlar. Bu hastalıkların başında tiroid bezinin az çalışmasına sebep olan hastalıklar ve kansızlığa sebep olan demir eksikliği ve vitamin eksikliği gibi durumlar gelir. Eğer normalde cildiniz yağlı ve cilt kalitesi iyi iken; son zamanlarda artan bir tahriş, çatlama, çabuk yıpranma gibi durumlar ile karşılaşırsanız bir dermatoloğa gidip muayene olmanızda fayda vardır. Pandemi döneminde cilt tahrişleri arttı! Özellikle ellerimizde tahriş konusundan da bahsetmek istiyorum. Pandemi döneminde olduğumuz bugünlerde tabii ki el yıkama ya da dezenfektanı kullanmak önemlidir. Fakat unutulmaması gereken, beraberinde düzenli el nemlendiricileri de kullanılmalıdır. Ellerimiz uzun süreli su, sabun, dezenfektanlara maruz kaldığında cilt yapısında incelmeye, tahriş olmaya ve çabuk çatlamaya başlar. Düzenli el nemlendiriciler kullanmak ellerinizin tahriş olmasını önleyecektir.Eğer ki eliniz tahriş olmuş ve yapısında incelme, el damarlarında belirginleşme, sağlıklı görünümünü kaybetmişse uzun vadeli en güzel çözüm; uzun dönem su tutma özelliğine de sahip hyalüronik yapıda el dolguları yaptırmaktır.

Dinamik Dolgu Uygulaması Nedir? Nasıl yapılır?

Estetik dolgu işlemleri, yıllarca tekil bölgelere yapılan çalışmalar ile ilerlese de son yıllarda bütünsel yüz yaklaşımı hem hastalarımız hem de doktorları tarafından daha çok tercih edilmeye başlamıştır. Bunun nedeni ise, hastalarımızın yüzlerindeki bir bölgeye (Örneğin; nazolabial çizgi) dolgu yaptırdıklarında sadece o bölgenin iyi gözüktüğünü ama yüzlerinde ki genel ifadenin iyileşmediğini fark etmeleri ile ilgilidir. Bütünsel yaklaşıma yönelim artık bu aşamada devreye girmektedir.  "Dolgu" bir estetik malzemesi değil motivasyon kaynağıdır! Dinamik dolgu tekniği 'kişişelleştirilebilir' uygulama sunan, yenilikçi bir yaklaşımdır! Yıllar içerisinde hastalarımdan duyduğum, ilk muayenemizde söyledikleri her şeyi aklıma not ediyor ve onları izliyorum. Bu süreçte hastalarımın tek bir bölgeye yapılan estetik dolgu uygulaması sonrasında, ifadelerinde beklenen olumlu değişiminin beklentileri ile uyumlu olmadığını söyleyebilirim. Günümüz şartlarının ve sosyo-ekonomik gidişatın getirdiği stresli bir ortama uyum sağlamaya çalışırken; bakışlarda oluşan üzgün, yorgun, kaygılı ifadelerin, Dinamik Dolgu uygulaması sonrası azaldığını ve hastalarımın psikolojilerine çok olumlu yansıdığını gördüm. Dinamik dolgu, teknik bir yaklaşımdır. İnsan psikolojisi üzerine olumlu etkilerini bolca deneyimlemiş bir doktor olarak, kişiselleştirilebilir bir uygulama olması, mimikleri ve ifadeleri iyileştirmesi, doğal sınırlarda kalması, abartıdan tamamen uzak bir uygulama tekniği olması 'Bütünsel Yüz Yaklaşımı' alanında Dinamik Dolgu uygulamasının daha çok tercih edilir hale gelmesini sağladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Rejavünatif dolgu tekniği dinamik dolgu uygulaması Hastalarım, sosyal medya ve internetten estetik dolgu işlemleri sonuçlarına ya da magazin insanlarına baktıklarını ve hep abartı ile karşılaştıklarını söylerler. Evet özellikle estetik dolgu işlemi yaptırmak ve kendi özgünlüğünü kaybetmek istemeyen insanlar için bu durum biraz endişe verici olmaktadır. Detaylı bir araştırma sonrasında gelen hastalarımın en sık kullandığı kelimeleri derlediğim de ise şöyle istekler ortaya çıkmaktadır: - Herkes gibi olmayım,- Güzel durayım,- Mimiklerim kaybolmasın,- Aman hocam abartı olmasın… Doğallığınızı bozmadan, küçük dokunuşlarla bu endişelerinizi ortadan nasıl kaldırabiliriz? Dinamik yüz akışımızı oluşturan, yüzümüzde hacim sağlayan bölgelerimiz vardır. Bunlar, şakak bölgesi, elmacık alanı, burun kenarı çizgisi (Nazolabial sulkus), ağız kenarı bölgesi (Marionette), çene ucu ve çene hattı (Jawline). Yüzümüzde birbiri ile uyum içerisinde çalışması gereken bu alanların zaman içerisinde birbirleri ile bağlantıları zayıflar, hacim etkilerini kaybetmeye başlarlar. Düzensiz ve asimetrik yüz yapısı ile birlikte zaman içerisinde yüzümüzün ifadelerinde de azalma görülür. Hem fizyolojik hem de psikolojik birçok iç ve dış etkenin sebep olduğu yaşlanma süreci ise Rejevünatif Dolgu Tekniği Dinamik Dolgu uygulaması ile yavaşlatılabilir. Uzun yıllar sağlıklı, estetik, genç ve güzel bir görünüme sahip olmak Dinamik Dolgu yaklaşımı ile mümkündür. Dinamik dolgu sürecinde: - Öncelikle işlem öncesi sizlerle birlikte dolduracağımız Rejevünasyon formu ile cilt yapınızı detaylı bir şekilde inceleyerek, uygulama gerektiren alanları birlikte belirleyip sağlıklı ve genç bir şekilde yaşlanacağınız bir Rejevünasyon planlaması çıkarılır. "Sağlıklı ve Güzel Yaş Alma’’ haritanız da denebilir... - Ardından ilk muayenede her bölgenin ihtiyaçları belirleyip, öncelikle yüzünüzde en belirgin hacim kaybının olduğu noktalardan başlanarak ilerlenir. Tüm bu bölgelerin birbirleri ile olan mekanik ilişkisini tekrar oluşturarak, Rejevünasyon sürecinizde, ihtiyaç durumunda kombine tedavileri olan, Vitamin Aşıları, Mezoterapi ve Fraxis Duo Lazer ile birleştirerek tedavi takvimi oluşturulur. Böylelikle şakaktan, çene ucuna kadar uzanan dinamik yüz akışınız tekrar ortaya çıkacak. - Mimik ve ifadelerinizi işlem boyunca değerlendirerek uygulama gerçekleştirildiği için yüzünüzde o an ortaya çıkan değişimi siz de fark ediyor olacaksınız. - Son olarak dinamik dolgu uygulaması, tek seferde yapıp bitirilen bir uygulama olmadığından, minimum 2 seans şeklinde (15 gün ara ile) ilerleyecek ve estetik dolguyu cildinize yerleştirdikten sonra yavaş yavaş yüzünüzde oluşacak doğal hacimlenme ve uyum izlenir. Dinamik dolgu uygulaması; - Kişiye özgün yaklaşım sunan,- Mimikleriniz ile uyumlu,- İhtiyacınız kadar,- Cildinizi yenilemeye yardımcı,- Sağlıklı ve genç yaşlanmayı mümkün kılan, dinamik yüz akışınızı iyileştiren, yenilikçi ve bütünsel bir yaklaşımdır. Uzm. Dr. Yusuf Topal

Estetik Sektöründe Hasta Doktor Arası Güven İlişkisi Nasıl Sağlanır?

Son zamanlarda haberlerde, yazılı ve görsel medyada estezedeler ile ilgili haberleri sıkça görmeye başladık. Bu haberler dışında, esasında haberlere konu olmayan çokça insan var. Nereden mi biliyorum? Çünkü deneyimsiz ellerde yaptırılan estetik işlemler sonrasında düzeltilmesi için hasta başvuruları oldukça sık olmakta... Peki, ameliyatsız estetik alanında bu kadar yanlış uygulama sayısının artış göstermesinin ya da toplum tarafından dikkat edilmesinin sebebi nedir? Hastalar, Doktorlarını Daha Özenli Seçmeye Başladı! Öncelikle estezede sorunu son yıllarda özellikle merdiven altı diye tabir edilen yasal ve yetkin olmayan kişiler ya da merkezler tarafından dolgu botoks gibi ameliyatsız işlemlerin çokça yapılabilir hale gelmesinden kaynaklanıyor. Özellikle ülkemizde denetim mekanizmalarının yavaş ve özensiz işlemesi yapılan bu yanlış uygulamaların artmasında bir etken olsa da, asıl sorun etik konusuna uyulmaması bence. Sağlıkta etik dendi mi akla ilk gelen 'zarar verme'dir. Zarar verme kuralı şu demektir; eğer o işin uzmanı değil ve hastana yardımcı olabileceğinden emin değilsen uzman birine hastayı yönlendir. Özellikle merdiven altı yasal olmayan yerler tarafından, etik değerlerin ilk kuralı çok rahat çiğnenebildiğinden, günümüzde insanlar güzellikleriyle ilgili işlemler yaptırmak istediğinde, daha sıkı bir araştırmaya girmeye başlamıştır. Hastalar, doktorlarını daha özenli seçmeye başladı. Yetkisiz merkezlerden ya da gizli kapılar arkasında işlem yapan yerlerden uzak durmaya dikkat ediyor. Burada ki tehlike şu; sosyal medya ve internet ortamının reklam&pazarlama gücünü arkasına alan yetkisiz ve bilgisiz kişi ya da kurumlar, kendilerini uzman gibi gösterebiliyor ve sizleri kandırabiliyor. Seçeceğiniz Doktorunuzun Branş Hekimi Olmasına Öncelikle Dikkat Etmenizi Öneririm! Doktor Seçimi Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir? Gerçekten hayatınızın aynası olan yüzünüzü ve cilt güzelliğinizi emanet edebileceğiniz, sizi doğru yönlendirerek işlemleri uygulayacak güvenebileceğiniz doktor ve ekibini nasıl bulacaksınız? Dünya'da geçerli olan kural; Ameliyatsız estetik alanında (dolgu, botoks, mezoterapiler, lazerle cilt gençleştirme vb.) yetkili iki branş hekim grubu vardır; Dermatoloji Uzmanları ve Plastik Cerrahi Uzmanları. Seçeceğiniz doktorunuzun branş hekimi olmasına öncelikle dikkat etmenizi öneririm. Dermatoloji ve Plastik Cerrahi Uzmanları en az 4 yıl estetik işlemler konusunda eğitim almaktadır ve mesleki gelişimlerini düzenli olarak besleyebilecekleri bilgi ve donanıma sahiptir. İkinci dikkat edilmesi gereken; branş hekimi uzman doktorların ne kadar zamandır ameliyatsız estetik alanında çalıştığıdır. Ameliyatsız estetik alanı; kişinin günlük hayatını uzun süreli kısıtlamadan, sosyal ve mesleki hayatına devam ederken, adım adım cilt gençleştirme ve bütünsel yüz güzelliğini iyileştirmedir. Doktorların sürekli eğitim ve kendini geliştirmeleri gereken, sektörel olarak hızlı değişimlere adapte olmaları gereken bir alandır. Bunun içinde özellikle yurtdışı global estetik kongrelerini sıkı takip eden, yenilikçilik yanında, kuralları olan bir dinamik içinde, kendini geliştiren hekimler olmalılar. Peki, bu aşamada doktorlarınızı seçerken yapılacak işlemlerde neye dikkat etmelisiniz? Abartıdan uzak, ihtiyacınız kadar, doğal yüz hatlarınızı tekrar ortaya çıkartacak ve size 'duru' ve gençleşmiş bir yüz ifadesi sağlayabilecek bir yol... Bütünsel yüz yaklaşımı! Bilgi, pratik ile bütünleştiğinde anlam kazanır. Tecrübeli bir doktor olmak ise gerçekten zaman ve emek isteyen bir olaydır. Mesela; göz altı dolgu uygulamaları; dolgu uygulamalarına yeni başlamış bir uzman hekim tarafından hemen yapılmaması gereken bir işlemdir. En az 3 yıl boyunca el pratiğini, kas ve görsel hafızasını geliştirdikten sonra yavaş yavaş uygulamalara başlaması gereken bir dolgu uygulama alanıdır. Ameliyatsız estetik alanının en sık uygulamalarından olan dolgu uygulamalarında temel ve orta seviye işlemlerde tecrübeli hale gelmek bir uzman hekimin bile bir kaç yılını alacağını unutmayalım. İleri seviye ise artık 'Bütünsel Yüz Yaklaşımı' içerir. Gelecek de 'Bütünsel Yüz Yaklaşımı' üzerine kurulmaktadır. Abartıdan uzak, ihtiyacınız kadar, doğal yüz hatlarınızı tekrar ortaya çıkartacak ve size 'duru', gençleşmiş bir yüz ifadesi sağlayabilecek bir yol çizen 'Bütünsel Yüz Yaklaşımı'nı bilen uzman hekimleri bulmanızı öneririm. Bütünsel yüz yaklaşımı temel olarak üç aşamadan oluşur. İlk olarak tekrar hacimlendirme; özellikle dinamik yüz akışını oluşturan şakak, elmacık, nazolabial, marionette ve çene alanlarına yapılmalı. İkinci aşaması cilt kalitesini ve sıkılığını arttırmak. Genelde yaklaşım fraksiyonel karbondioksit lazer ve mezoterapi uygulamalarından oluşur. Son aşama tekrar pozisyonlama (repositioning) işlemleri olan ip askılama yöntemlerinden oluşur. Bu uygulamaların her hastaya göre uygulama şekli, uygulama aralığı, uygulama dozları değişmektedir ve burada kişiye özgün bir yol izlemeyi bilecek kadar hekimin tecrübe kazanmış olması çok önemlidir. Hasta ve Doktor Arasında ki Güven Konusu Bir Tür 'Refakat' Etmeye Benzer! ‘’Bir kadının güzelliği ve cildi ile ilgili iki kişiye ihtiyacı var. Birincisi kuaförü ikincisi Dermatoloğu.’’ Uzun yıllar bu sektörde çalışan bir Dermatoloji uzmanı hekim olarak diyebilirim ki hasta doktor arasındaki güven konusu bir tür 'refakat' etmeye benzer. Geçenlerde podcast yayını olarak Amerikalı estetik dermatoloji alanında çalışan bir doktoru dinlerken söylediği bir şeyi size aktarmama izin verin. ‘’Bir kadının güzelliği ve cildi ile ilgili iki kişiye ihtiyacı var. Birincisi kuaförü ikincisi Dermatoloğu.” Ben de bir kadın Dermatolog olarak güzelliğim ve cildim söz konusu olduğunda başka bir Dermatoloğa gidip işlemlerimi yaptırıyorum’’ demişti. Bu hikaye sanırım anlatmaya çalıştığım doktor hasta arası güven ve kendiniz için nasıl doğru doktoru seçeceğiniz konusunda güzel ışık tutacaktır. Sevgiyle kalın... Dermatoloji Uzmanı Dr. Yusuf Topal